Yeter artık!
40 gündür İl İl, İlçe İlçe geziyoruz…
Esnafı yaşatmadan ekonomiyi ayakta tutamazsınız!
Bugün küçük işletmelerin, sanayicinin, üreticinin ve esnafın yaşadığı baskılar artık tahammül sınırını aşmıştır
.
Hesaplara bloke koyarak, POS cihazlarını kapatarak, kredi kartlarını ve kredili mevduat hesaplarını dondurarak ticaret durdurulamaz.
Firmaların müşterilerine baskı yazıları göndererek piyasayı kilitlemesi; üretimi, güveni ve ekonomiyi zayıflatmaktadır.
Esnaf borç batağında inim inim inlerken, kendi kurduğu kredi kefalet kooperatiflerine kredi almaya gidince; “Bağ-Kur borcun var, vergi borcun var” denilerek kapı dışarı ediliyor. Arkadaş, bu esnaf keyfi için istemiyor bu faizli parayı; çarkını döndürmek istiyor. Yaklaşan tarım sezonuna kendini hazırlamak, tezgahını canlı tutmak istiyor.
Esnaf cezalandırılacak bir kesim değil, bu ülkenin bel kemiğidir. Vergisini veren, istihdam sağlayan, çarkları döndüren insanları ekonomik baskıyla susturmaya çalışmak; piyasayı durdurmak, ticareti felç etmek anlamına gelir.
Buradan açık çağrımızdır:
Devletin görevi ticareti kilitlemek değil, üretimi ve piyasayı korumaktır. Esnafın nefes alamadığı bir ortamda ne yatırım olur, ne güven olur, ne de ekonomik büyüme olur.
Yetkililer aklını başına almalıdır.
Esnafın sesi duyulmazsa, yarının daha büyük ekonomik krizlerinin sorumlusu bu yanlış uygulamalar olacaktır.
Hayrettin Yıldırım
Türkiye Madeni Eşya Sanatkarları Federasyonu
Genel Başkan