PROF .DR _ MUSTAFA EROL ,SAĞLIKLI VE UZUN ÖMÜRLÜ OLMAK . . !

 

 

 

 

Uzun ve Sağlıklı Yaşam Üzerine…
Acaba hangimiz 100 yaşlarına kadar hatta 120’lere kadar tam bir sağlık içinde, sorunsuz, stressiz, dopdolu, canlı ve mutlu bir yaşam sürdürmek istemeyiz ki? Özellikle orta yaş ve yaşlılık dönemlerinde mükemmel bir hafıza, berrak bir zihin, kıvrak bir zeka, sorunsuz duyu organları ve sürekli üreten dinamik bir zihin herkesin ortak arzusudur, değil mi?
İşte bu yazımda bir takım bilimsel çalışmalar ve yaşamsal deneyimler ışığında ortaya çıkan bazı ipuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
İnsan bedeni sahip olduğu hücresel yapı, organları ve bu organların mükemmel uyumu sayesinde olağanüstü bir fizyolojik yapıya sahiptir. Vücudumuzun doğal yapısında her hücre diğer hücrelerle ve her organ diğer organlarla tam bir uyum ve işbirliği içinde çalışacak şekilde organize edilmiştir. Yani vücudumuz doğal haline bırakılsa, müdahale edilmese doğal akışında aslında hiç bir sorun yoktur.
Beynimiz, bilindiği gibi insan bedenindeki diğer tüm organlardan çok farklı, çok daha işlevsel ve çok daha önemli bir yere sahiptir. İnsan bedenindeki neredeyse diğer tüm organlar doğrudan veya dolaylı olarak beyne bağlanmış ve onun komutası altında hareket etmektedir. Dolayısıyla beynimiz ile beynimizin var ettiğini bildiğimiz zihnimizin durumu ve sağlığı diğer tüm organlardan çok daha önemli bir yere sahiptir.
Hayata merhaba dediğimiz anda sahip olduğumuz bu mükemmel fizyolojik yapı daha sonra yaşamımız boyunca beslenmemiz, soluduğumuz hava, yaşam tarzımız, organlarımızı kullanma şeklimiz, yaşadığımız deneyimler ve tercihlerimiz ile farklılaşır. Tüm bu faktörler doğru bir şekilde gerçekleştirilirse çok uzun, sağlıklı, stressiz, başarılı ve mutlu bir yaşam sürmek mümkün olabilir. Ancak bunun aksi de gerçekleşebilir. Eğer doğru şekilde beslenemezsek, stresli, problemli bir yaşam sürersek elbette ki daha kısa, sıkıntılı, mutsuz ve başarısız bir yaşam sürdürmek durumunda kalabiliriz.
Peki mükemmel bir hafıza, berrak bir zihin ve doyurucu bir yaşam için acaba neler yapılabilir?
1-Öncelikle vücudumuzdaki tüm fiziksel, kimyasal ve biyolojik olaylar beslenme neticesinde dışarıdan alınan kimyasal maddelerle sağlanmaktadır. Örneğin beyinde nöronlar arasındaki iletişim için kullanılan Sodyum iyonu orada mevcut olmazsa beyin işlevini yerine getiremez ve problem ortaya çıkar. O halde vücudumuzun ihtiyaç duyduğu kimyasalların yeteri kadar ve en sağlıklı şekilde tedarik edilmesi gerekiyor. Bunun için mümkün olduğunca farklı türden gıdalar tüketmek vücudumuzun ihtiyaç duyduğu tüm kimyasalların sağlanması açısından gereklidir. Tek düze beslenme aynı kimyasalları vücuda vereceğinden kesinlikle sakıncalıdır ve yapılmamalıdır. Mümkün olduğunca taze, günlük ve doğal gıdalar tüketmek bu işin adeta önkoşuludur.
2-Hayatımızda spor az veya çok mutlaka olmalıdır. Her gün azda olsa kültür-fizik tarzında hareketler ve yürüyüş, yüzme, hafif koşma gibi yorucu olmayan sportif aktiviteler mutlaka olmalıdır. Bu türden aktiviteler bedensel ve ruhsal sağlığımız için kesinlikle gereklidir ve olumlu yönde etkileyecektir.
3-Vücudumuza zarar verdiği bilinen toksik maddeler mümkün olduğunca alınmamalıdır. Sigara, alkol ve benzeri her türden toksik madde alımının sonlandırılması gerekiyor.
4-Zihnimizi daima olumlu, pozitif ve yapıcı düşüncelerle doldurmalıyız. Aklımızda daima iyilik, güzellik, yardımseverlik, dürüstlük, paylaşım, sevgi, dostluk gibi olumlu duygu ve düşünceler olsun. Pozitif düşünceler bedenimizi ve zihnimizi canlı ve zinde tutan çok önemli faktörlerdir.
5-Hayatımızda endişe, korku, belirsizlik, kaygı, üzüntü, öfke gibi kavramlar en aza indirmeli veya yok edilmelidir. Bu türden duygular zihnimizin ve dolayısıyla da beyninizin ve vücudunuzun normal işlevlerini yerine getirmesini engeller. Yani kalbimizin ritmi bozulur, kendimize güvenimiz azalır, stresimiz artar, depresyona girmemiz kolaylaşır ve yaşamsal kalitemiz çok önemli ölçüde azalır.
6-Abartılı olmayacak şekilde sizi boğmayacak düzeyde dinamik, dengeli ve hareketli bir yaşam sürülmelidir. Çok fazla aktivite ve hareket hem bedensel hem de zihinsel anlamda dengelerimizi bozar. Vücut ritmimizin bozulmasına neden olan her davranış aslında bize zarar vermeye başlar.
7-Aklımızda, zihninizde mutlaka her zaman uzun vadeli ve kısa vadeli hedefler olsun. Aklımızda her an cevap aradığımız bir takım sorular olsun. Her zaman bir şeylerin peşinde olmalıyız. Hayatın tadı böyle çok daha fazla çıkacaktır. Hayatımız bu şekilde çok daha dolu ve anlamlı olacaktır. Ayrıca bu türden aktiviteler zihnimizin sürekli çalışmasını sağlayacağından zihnimizi parlatacaktır.
8-Sevdiğimiz kişilerle daha fazla zaman geçirmeli, sevmediklerimizden mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Yaşamımızdaki gereksiz ve anlamsız sınırları kaldırmalıyız. Sınırlarımızı olduğunca geniş tutmalıyız, gerektiğinde bağırmalıyız, çağırmalıyız, nasıl deşarj oluyor rahatlıyorsak onları yapmaktan çekinmemeliyiz. Zihinsel anlamda deşarj olmak ve rahatlamak son derece önemlidir.
Özetle ifade edilen bu maddeleri içinde barındıran bir yaşam tarzı orta yaş ve hatta yaşlılık dönemlerinde bile bizlere mükemmel bir hafıza, berrak bir zihin ve doyurucu bir yaşam sunacaktır. Çok uzun, sağlıklı ve mutlu yaşamak belki böylece mümkün olabilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir